Only Yesterday

Posted on 22/06/2011

0


Only Yesterday

[My Anime List]

İngilizcesini ‘Dün Gibi’ diye çevirebilecegimiz Ghibli işi 1991 yapımı bu güzel anime filmin Japonca ismi “おもひでぽろぽろ”, Omoide Poro Poro; Omoide : anılar, hatıralar, poroporo ise yagmurun, gözyaşlarının bilyeler gibi dökülüşünü çağrıştıran bir kelime. Arı kovanı misali çalışılan bir ofiste öykümüzün açılışı ile olan da tam olarak bu. Kah yağmur gibi kah göz yaşları eşliğinde dökülüp gelen anılar..

https://i2.wp.com/blografia.net/map/data/phoo/2008_06_24/3.jpg

Taeko 20li yaşlarının sonlarında biri. Onunla daha filmin en başında tanışırken öğreniyoruz ki hayatı boyunca Tokyo’da yaşamış, ilk bakışta bildik şehirli ofis insanı görüntüsü vardır belki de. Annesi hala evlenmemesinden pek muzdaripken o bu yıl da 10 günlük tatilini ablasının kırsalda yaşayan yeni akrabalarıyla gecirmeye çoktan karar vermiştir bile. İkinci sekans olarak karşımıza cıkan pastel renklerde şahane resmedilmiş çocukluğuyla anlıyoruz ki küçüklükten beri şehir dışına cıkmayı cok istemiş ama babasının işi nedeniyle hiç böyle ailece bir tatile gidememiştir. Ve böylece Taeko’nun Yamagata’ya hem de kendi içine, 10 yaşındaki haline yolculuğu başlar.

Atami’de bayılana kadar hamamdan hamama koşuşu, nasıl yeneceğini bilmedikleri için birkaç gün bekletip nihayet yediklerinde hiç beğenmedikleri ananas, Beatles konseri, acımasız ablalarının yeni yeni giymeye başladığı mini etekler, kızlara özel sağlık dersleri gibi bir çok renkli hatıra ile 1966 ya yapılan içsel yolculuk, yataklı trenle köye uzanan seyehatle sarmal olup sahne sahne acılır. İstasyonda onu ufak arabası, “bu çiftçi müziği, e ben de bir çiftçiyim!” diye açıkladığı Macar halk ezgileri ve muhteşem evsahipliğiyle Toshio karşılar. Toshio herhangi bir masabaşı işini toprakla ilgilenmeyi sectiği için bırakmış, organik tarımla ve toprakla ilgili ateşli fikirleri olan eğlenceli bir dost olur. Zaman zaman Takeo’nun yükselen iç sesleri dışarı taştığında çocukluk hikayelerini zevkle dinler ve kendi cocukluğundan anılarla zenginleştirir.

Taeko büyük ihtimalle benim ve bir çok okurun yapacağı gibi bitirilecek bir kaç paper ve okunması gereken kitaplarla kırsala kendini götürmek yerine, bir tek iş pantolonuyla bir çiftçi gibi toprakla bütünleşip yeni bir “benlik” edinmek, hayatına bir dur deyip tekrar düşünmek niyetinde olduğu icin mi 10 yaşındaki hali peşine takılıp gelmiştir bu sefer? Güneşin ilk ışıklarıyla ucsuz bucaksız tarlalarda safran toplarken eldivenini bir anlığına çıkarıp dikenli çiçeği avuçlayışı da bundan mıdır? Muhteşem ezgiler eşliğinde, aklında hiç uzun yola gitmeyen, matematikte pek iyi olmayan, soğan sevmeyen küçük çocukla bir çiftçiye dönüşür. İşi için yaşamasa da işinden nefret etmeyen Taeko, ugruna yaşandıkça güzelleşen, bire bin veren toprakla bir iyileşme sürecindedir aslında. Belki de bu yüzden derinleştikçe daha karanlık, daha gerilerde kalmasını isteyeceğiniz cocukluk anıları bir bir suyun üstüne cıkmaya başlar.

Omoide poroporo Grave of the Fireflies’dan da bildiğimiz Isao Takahata’nın altıncı anime filmi ve Hotaru Okamoto ve Yuko Tone’nin aynı adlı mangasından uyarlanmış. 3 bölümlük mangada Taeko’nun 10 yaşındaki hali ve okul günleri anlatılıyorken, animede bunlara narrative teknikle gönderme yapılmış, yer yer anılar flashbacklerle uzun uzun anlatılmış, 10 günlük bir içe dönüş ve psikolojik çözümleme için kullanılmış. Bu da yetişkinler için anime diye daraltmak istemesem de her yaştan izleyicinin keyif alabileceği bit seyirliğe dönüşmüş. Tokyo’ya 180 km mesafede olan Yamagata bölgesi, yolları, uçsuz bucaksız tarlalarıyla tam olarak resmedilmiş. Toshio ile gittikleri Zao da tam bir bonus. Ayrıca 1980lerde gecen kısımlar icin önce seslendirme yapıldığını sonra üstüne çizimleri oturtulduğunu okudum.Bu da gerçekçi görünümü desteklemiş.  Çizim tarzı da fantastik anime havasından uzak, hele anime boyunca aralara serpiştirilmiş çocuklar, oldukça gerçek ve de şirinler..

Böylece matematik yüzünden kırılan kalbini açarken ilkokul karnelerine gülümseyebilen, babasından yediği tokatı kaldığı evin ufaklığına gülerek anlatırken babasıyla uzlaşan Taeko son olarak babaannenin ‘teklifi’ ile başına üşüşen düşünceleri dağıtmak icin kendi ifadesiyle ‘kibarca’ cıktığı akşam gezintisinde, yağmurun altında köprüde karşılaştığı Abe ile de el sıkışınca tatil amacına ulaşmış olmalı ki Toshio ile eve dönerken yepyeni kıvam ve tonda düşüncelerle ilerler. İlk defa bir flash forward ile bize geleceğe adım atmaya hazır olduğunun sinyalini verir. en sonda ise Miyako Harumi’nin kalbimizi kanatlandıran  “Bana göre ise aşk bir gül..” şarkısı ve çocukluğu eşliğinde dönüş yoluna koyulan Taeko bize muhteşem bir sürpriz yapıyor.

Belki bizim de kendi çocukluklarımızın başını okşamaya ihtiyacımız vardır. Belki biz de eldivenleri cıkarıp güneş kremlerimizi saatlerimiz evde bırakıp kırsala açılmalıyız. Belki de gönlümüzü var olduğu müddetçe hiç umut kesilmeyecek olan toprağa açmalı, her gün erkenden uyanıp içimizi sulamalıyız. Bana bunarı düşündürdü ‘Omoide poroporo’, bakalım size neler düşündürecek..

Posted in: Anime Filmler