Haibane Remnei

Posted on 22/06/2011

0


haibane_renmei_blue_flow_1280x782

Düşüş
 https://sheiswatching.files.wordpress.com/2011/06/haibane-renmei.jpg?w=210

Henüz isimsiz kahramanımızın uzun, yumuşak düşüşüyle anime açılıyor. Nereye gidiyor, neden düşüyor bilmeden, teskin edici bir piyano resitali eşliğinde onunla süzülüyoruz.  Ona yardım etmek isteyen karga eteklerine yapışıyor. Ama yardım etmesinin bir yolu yok. Düşmek mukadder, olduğu müddet boyunca tek bilinen bu. Bu düşüş gerçekleşmeli.

Anlamın Peşine “düşmek”
2002 yapımı anime Haibane Remnei son bölümlerinin aksine sakince başlıyor. Kahramanımız bir kozanın içine düşüyor. Onu büyük evlerinin uzun zamandır uğranmayan bir odasında kocaman kozasında bulan kanatlı kahramanlarımız heyecanla karşılıyorlar. Kafasında ilk anda durmadığı için bir tutacakla desteklenen haresi ve ateşli ağrılı bir gece sonunda çıkan kanatlarıyla o da artık bir Haibane.
Diğerleri gibi o da düşüş esnasında gördüğü “düş” ile isimlendiriliyor. Rakka yani ‘düşmek’. Sonradan ana karakterlerden olacağı anlaşılan Reki onu rahatlatıyor. ” Burada kimse daha önce kim olduğunu, nereden geldiğini bilmez. Eskiden her ne idiysen, şimdi Rakka oldun.” Rüyanın hatırlanmayan kısmı karga ise sonradan Rakka’nın büyük aşılmaz duvarlarla çevrili kasaba yaşantısını bölüp ana hikâyeyi oluşturan bir imge olmasının yanında, duvarların dışına çıkma izni olan tek canlı çeşidi olarak karşımıza çıkıyor. Efsaneye göre kargalar kayıp şeyleri taşıyorlar. Yani kozadan öncesine dair unutulan, kaybolan şeyleri.

https://sheiswatching.files.wordpress.com/2011/06/user997_pic30189_1241632807.jpg?w=300

Haibane olarak yaşamına başlamadan önce yapması gereken bir şeyin de iş bulup toplum için faydalı hale gelmek olduğunu öğrenen Rakka arkadaşlarının işlerini denemek amacıyla kasabaya inip gözlemlemeye başlıyor. Biz de böylece özel izinli Toga dışında kimsenin kasabaya girip çıkamadığını ayrıca Haibane’nin sadece kullanılmış eşyaları, yaptıkları işler karşılığında kasabadan satın alabildiklerini öğreniyoruz. Kasaba insanları Haibane’nin varlığına alışkın ve bundan memnun görünüyorlar. Kahramanlarımızın yaşadığı Old House dışında bir de kuzey kanatta Terk edilmiş Fabrikada da Haibaneler yaşıyor. Duvarların ötesine çıkmak yasak. Duvarların varoluş nedeni ise; içeridekileri korumak.

Son ile başlayan
 https://sheiswatching.files.wordpress.com/2011/06/haibane_renmei2.jpg?w=300
Old House Haibanelerinden Kuu’nun (havada süzüldüğü rüyasından esinlenerek konan isim ‘hava’ anlamına geliyor) “uçuş”u ile hikâyenin seyri bir anda değişiyor. Kuu sakince işlerini tamamlayarak ve mutluca çıkıyor bu son yolculuğuna. İlk geldiğinin aksine çocuksuluğunu üstünden attığını, burada geçirdiği her an için mutlu olarak ayrıldığını anlatıyor bize bölüm boyunca. Uçuş diğer Haibanelerce sakince karşılanıyor. Rakka ve Reki için ise bu durum farklıdır. Zira bir sonun olduğunu gören, bununla yüz yüze gelen Rakka soruyor: “bir şey yapmadan gideceksem, buradaki varlığımın ne anlamı var?”. Rakka için felsefi sorusunun dolayısıyla gerçek yola çıkışının başlangıcı sayılabilecek bu kayıp Reki’nin oynak çizgiler altında gizlenen hüznünü büyütüyor; “Hepsi bir bir beni bırakıp gidecek…”
Tamamlanmak ve Affa erişmek üzerine
Rakka’nın kararmaya başlayan kanatlarıyla neden her yeni doğana ilk rüyasının sorulduğunu anlıyoruz. İyi bir Haibane için duvarlar onu korumak için vardır. Yaşamının sonunda iç huzuruyla duvarın ötesine geçer. Fakat bazen rüyalarının tamamını hatırlayamayan, kutsanamayacak bir Haibane doğar. Onun için uçuş günü asla gelmez ve duvarlar sadece asla aşamayacağı bir engel gibi önünde dururlar.  Kendisiyle aynı kaderi paylaşan Haibane dostunu Reki kararan kanatlarını mürver ağacı özüyle silerken teskin ediyor.”korkma, sen yanlış bir şey yapmadın.” Nereden ve nasıl geldiğini bilmediğimiz Rakka bir Sin-bound dur. Ve kurtuluşa ermek için rüyasını hatırlayıp döngüyü kırabilmesi gerekmektedir. Ve yardım istemekten çekinmeyen Rakka’nın aksine Reki, yalnızlığının içinde herkes tarafından unutulup karanlıkta kalacağı bir sona doğru adım atmaktadır.
Dünya seyahati
13 bölümlük serinin yönetmenliğini Hiroshi Negishi ile Tomokazu Tokoro paylaşırken  Serial Experiments Lain den de tanıdığımız Tokoro Animasyonlarda da görev almış. Konu ve içerikleri çok farklı olan iki eser anlam ve işleniş olarak sık sık birbirini andırıyor. Aşılmaz kutsal duvarlarla çevrilmiş, belirli kuralları olan kasaba hayatı dünya hayatını andırıyor. Duvarların aşılmaz oluşu ve ötesinde ne olduğunun bilinmeyişi, iyi Haibanelerin ötede bir gün buluşacaklarına inanışları, tümü bu düşünceyi besliyor. Sin bound olan Reki’nin hayatından geçişini hatırladığı rüyasıyla burada yaşananın bir çeşit ikinci hayat olduğu izlenimi uyanıyor. Reki’nin kurtuluşu ise bazı kurtuluşların daha kalpte uyanmadan önce amele dökülüşünün gerekliliğini ve bir tabiat halini almadan gerçekleşmeyeceğini resmediyor. Bunun dışında dünyanın başlangıcı, yaşlı bilgenin Rakka’ya verdiği günah döngüsü bilmecesi, bu döngüden çıkışın tek yolunun bir başkasının/affedicinin ellerine sarılarak oluşu gibi birbirinden hoş birçok öğeyi içinde barındırıyor. Açılış müziği Kou Otani’den Free Bird yani Özgür Kuş iken kapanışı Heart of Air grubunun mistik bir ilahi havasındaki Blue Flow şarkısı ile yapıyoruz. Final cümlesi ile insan olmanın bana göre özünü oluşturan sonsuzluk arzusuna gönderme yapıyor Negishi;
“Reki’yi asla unutmayacağım.”https://sheiswatching.files.wordpress.com/2011/06/haibane_renmei_blue_flow_1280x782.jpg?w=300
Posted in: Anime Diziler